Sosyal hizmet; bireyin, ailenin ve toplumun karşılaştığı sorunlara yalnızca müdahale eden bir alan değil, insan haklarını, sosyal adaleti, toplumsal dayanışmayı ve insanların güçlenmesini merkeze alan bir meslek ve akademik disiplindir. Sosyal Hizmetler Akademisi de bu anlayışı bilgi, araştırma, mesleki deneyim ve eleştirel düşünceyle buluşturan bir platform olmayı amaçlamaktadır.
Peki neden Sosyal Hizmetler Akademisi?
Çünkü sosyal hizmetlerin güçlü bir geleceğe sahip olabilmesi için geçmişinin bilinmesi, bugünkü uygulamalarının doğru değerlendirilmesi ve geleceğinin bilimsel bilgi temelinde tartışılması gerektiğine inanıyoruz.
Sosyal Hizmetlerin Kurumsal Hafızasını Koruduğumuz İçin
Türkiye’de sosyal hizmetlerin gelişimi; farklı dönemlerde hazırlanan kanunlar, oluşturulan kurumlar, mesleki çalışmalar ve sosyal politika uygulamalarıyla şekillenmiştir.
Bu tarihsel birikim yalnızca geçmişe ait bilgilerden oluşmaz. Bugün karşılaşılan pek çok mesleki ve kurumsal sorunun anlaşılabilmesi için geçmişte yaşanan gelişmelerin, alınan kararların ve oluşturulan yapıların bilinmesi gerekir.
Sosyal Hizmetler Akademisi olarak sosyal hizmetlerin tarihsel gelişimine ilişkin belge, bilgi ve değerlendirmeleri görünür kılarak mesleki hafızanın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlamayı önemsiyoruz.
Çünkü bir konuyu veya sorunu doğru anlayabilmek, öncelikle onun kaynağını ve gelişim sürecini bilmekle başlar.
Bilimsel ve Mesleki Bilgiyi Önemsediğimiz İçin
Sosyal hizmet uygulamaları yalnızca iyi niyete dayanamaz.
Bireylerin yaşamlarını doğrudan etkileyen sosyal hizmet süreçlerinin; bilimsel bilgi, mesleki eğitim, etik ilkeler ve profesyonel yetkinlik temelinde yürütülmesi gerekir.
Bu nedenle içeriklerimizde sosyal hizmet uygulamalarını;
- akademik çalışmalar,
- ulusal ve uluslararası mevzuat,
- mesleki standartlar,
- tarihsel belgeler,
- sosyal politika uygulamaları,
- uluslararası sözleşmeler ve mesleki gelişmeler
çerçevesinde değerlendirmeye önem veriyoruz.
Bilginin yalnızca aktarılmasını değil, sorgulanmasını, karşılaştırılmasını ve uygulamayla ilişkilendirilmesini değerli görüyoruz.
Sosyal Hizmeti Bir Hak Olarak Gördüğümüz İçin
Sosyal hizmet ve sosyal yardımların yalnızca hayırseverlik veya yardım anlayışı üzerinden değerlendirilmesini yeterli görmüyoruz.
Sosyal hizmetlerden yararlanmanın insan onuru, sosyal vatandaşlık ve sosyal devlet anlayışıyla bağlantılı bir hak olduğu yaklaşımını önemsiyoruz.
Mevcut yayınlarımızda da sosyal yardımların bir “sadaka” veya “lütuf” değil, bireylerin hak sahibi olarak konumlandırıldığı bir sosyal koruma anlayışı içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Bu nedenle sosyal hizmet alanındaki gelişmeleri insan hakları ve sosyal adalet perspektifinden ele alıyoruz.
Mesleki Yetkinliği Savunduğumuz İçin
Sosyal hizmet; kendine özgü bilgi, yöntem, etik değer ve uygulama becerilerine sahip profesyonel bir alandır.
Sosyal hizmet uygulamalarının niteliğini belirleyen en önemli unsurlardan biri, hizmeti sunan kişilerin mesleki yeterliliğidir.
Bu nedenle Sosyal Hizmetler Akademisi; sosyal hizmet uzmanlarının ve sosyal çalışmacıların mesleki rollerinin, sorumluluklarının ve uzmanlıklarının görünür hâle gelmesini önemser.
Mesleğin farklı disiplinler arasındaki yerinin doğru tanımlanması, hizmet alan bireylerin haklarının korunması ve nitelikli sosyal hizmet sunumunun geliştirilmesi açısından mesleki yetkinliği vazgeçilmez bir unsur olarak görüyoruz.
Sorunları Yalnızca Sonuçlarıyla Değil, Nedenleriyle Ele Aldığımız İçin
Sosyal hizmetin görevi yalnızca ortaya çıkmış bir soruna müdahale etmek değildir.
Yoksulluk, çocukların korunması, aile sorunları, sosyal dışlanma, eşitsizlik veya farklı toplumsal riskler değerlendirilirken bu sorunları ortaya çıkaran yapısal koşulların da incelenmesi gerekir.
Sitenin mevcut yayın anlayışında da sosyal hizmetin yalnızca mevcut sorunlara müdahale eden değil, sorunların arkasındaki yapısal eşitsizlikleri dönüştürmeyi hedefleyen bir disiplin olduğu vurgulanmaktadır.
Bu nedenle koruyucu ve önleyici sosyal hizmet yaklaşımını önemsiyoruz.
Risklerin ortaya çıktıktan sonra yönetilmesi kadar, mümkün olduğunca erken tespit edilmesi ve bireylerin, ailelerin ve toplumun güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Mevzuat ile Uygulama Arasındaki İlişkiyi Sorguladığımız İçin
Bir sosyal politikanın veya hukuki düzenlemenin varlığı tek başına yeterli değildir.
Önemli olan, bu düzenlemelerin uygulamada nasıl karşılık bulduğudur.
Sosyal Hizmetler Akademisi’nde sosyal hizmet mevzuatını yalnızca kanun maddeleri üzerinden değil; uygulama, kurumsal yapı, mesleki yeterlilik ve hizmet alan kişilerin hakları açısından birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz.
Mevcut içeriklerde de yasal düzenlemeler ile uygulamadaki kurumsal ve mesleki kapasite arasındaki ilişkinin sosyal hizmetlerin niteliğini doğrudan etkilediği görülmektedir.
Bu yaklaşım, sosyal hizmet sistemindeki sorunların daha doğru anlaşılmasına ve çözüm önerilerinin daha sağlam temellere dayanmasına yardımcı olur.
Ulusal ve Uluslararası Gelişmeleri Birlikte Değerlendirdiğimiz İçin
Sosyal hizmet yalnızca ulusal sınırlar içinde gelişen bir alan değildir.
İnsan hakları, çocuk hakları, sosyal koruma, sosyal adalet ve mesleki standartlara ilişkin pek çok uluslararası düzenleme ve mesleki gelişme sosyal hizmet uygulamalarına yön vermektedir.
Bu nedenle Türkiye’deki gelişmeleri uluslararası sosyal hizmet standartları ve farklı ülke uygulamalarıyla birlikte değerlendirmeyi önemsiyoruz.
Amacımız başka ülkelerdeki uygulamaları doğrudan kopyalamak değil; farklı deneyimleri inceleyerek Türkiye’nin kendi sosyal, hukuki ve kurumsal yapısına katkı sağlayabilecek düşüncelerin gelişmesine zemin hazırlamaktır.
Bilginin Paylaşıldıkça Güçleneceğine İnandığımız İçin
Sosyal hizmet alanında üretilmiş önemli bilgiler; akademik yayınlarda, eski mevzuat metinlerinde, mesleki çalışmalarda, kurumsal belgelerde veya uygulayıcıların deneyimlerinde dağınık biçimde bulunabilmektedir.
Sosyal Hizmetler Akademisi bu bilgi birikiminin daha ulaşılabilir hâle gelmesini amaçlar.
Sosyal hizmet uzmanlarının, sosyal çalışmacıların, akademisyenlerin, öğrencilerin, araştırmacıların ve ilgili meslek gruplarının aynı bilgi alanında buluşabilmesini değerli görüyoruz.
Çünkü mesleğin gelişimi yalnızca bireysel bilgi üretimiyle değil, bilginin paylaşılması, tartışılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıyla mümkündür.
Çünkü Sosyal Hizmet Geleceği İlgilendirir
Sosyal hizmet; yalnızca bugün desteğe ihtiyaç duyan bireyleri değil, toplumun gelecekte nasıl bir yapıya sahip olacağını da ilgilendirir.
Çocukların korunması, ailelerin güçlendirilmesi, sosyal dışlanmanın önlenmesi, yaşlıların ve engellilerin haklarının korunması, yoksullukla mücadele ve sosyal adaletin geliştirilmesi toplumun tamamını etkileyen konulardır.
Bu nedenle Sosyal Hizmetler Akademisi’ni yalnızca içerik yayımlayan bir internet sitesi değil; mesleki hafızanın korunduğu, bilginin paylaşıldığı, uygulamaların sorgulandığı ve sosyal hizmetlerin geleceğinin tartışıldığı bir düşünce ve bilgi platformu olarak konumlandırıyoruz.
Geçmişi bilmek, bugünü anlamak ve geleceği daha güçlü kurmak için Sosyal Hizmetler Akademisi.
Sosyal Hizmetlerin Dünü, Bugünü ve Yarını İçin.




