ÇOCUKLARI KORUMAK İÇİN MANİFESTO
ÇOCUK KORUMA VE ADALET SİSTEMİNDE YAPISAL HUKUKSUZLUK, MESLEKİ KARMAŞA VE SORUMSUZ KILMAK AMACIYLA SOSYAL HİZMETLERİN DIŞLANMASI VE DE ADALETSİZLİĞİ ENGELLEMEK İÇİN ÇAĞRI VE ÇIĞLIK !
ÇOCUKLARI KORUMAK İÇİN MANİFESTO
“Sosyal Teşhis Olmadan Adalet Olmaz, Çocuk Korunmaz, Gelecek İnşa Edilemez”
BİZ KİMLERİZ?
Öncelikle bizler, 2024 yılında 1.160.560 çocuğun ceza adalet sistemine girip damgalandığı, 12-15 yaş grubundaki her 10 çocuktan 9’unun usulüne uygun sosyal inceleme raporu olmadan ve hekim raporları ile yetişkinler gibi ağır cezalara çarptırıldığı, 15-18 yaş grubunun ise sosyal inceleme raporundan yoksun bırakıldığı bir tabloyu içine sindirmeyen ve değiştirmek için bir araya gelmiş çocukları dert edinenleriz
Çocukların var olması için böyle bir endişeli durum ile birlikte sosyal hizmet uzmanları / sosyal çalışmacılar olarak evrensel açıdan insan hakları,çocuk hakları ve sosyal haklarını korumak ve geliştirmek gibi mesleksel görevlerini gerçekleştirmek isteyenleriz..
Halen çocuk haklarını engelleme ve sosyal hizmetlerin dışlanmasına ortak olmayan , sessiz kalmayarak bir araya gelmiş kişiler olarak bazı tespitleri sosyal hizmetler bakışı ile hatırlatmak ve paylaşmak istiyoruz.
BİRİNCİ TEMEL TESPİT: SOSYAL TEŞHİS OLMADAN ADALET OLMAZ
1917 yılında Mary Richmond’ın “Sosyal Teşhis” (Social Diagnosis) adlı eseriyle bilimsel temellerine kavuşan sosyal inceleme raporu, bir asırdır dünyada çocuklar hakkında karar verilmeden önce hazırlanması zorunlu olan evrensel bir araçtır. Pekin Kuralları Kural 16, tüm çocuklar için sosyal inceleme raporunu zorunlu kılmaktadır.
Ancak Türkiye’de:
-
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, sosyal inceleme raporunu “gerektiğinde” ve “takdir” hale getirerek uluslararası zorunluluğu esnetmiştir.Hukukun arkasından dolanılmıştır.
-
Uygulama Yönetmeliği, 12-15 yaş grubu için sosyal inceleme raporunu zorunlu kılmış, ancak aynı yönetmelikle kanunda yer almadığı halde hekim raporunu (adlî tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk hâlinde uzman hekim) da zorunlu hale getirerek sosyal teşhisi, tıbbi teşhisle yer alması sağlanmıştır.
-
15-18 yaş grubu, Pekin Kuralı 16’ya açıkça aykırı olarak sosyal inceleme raporu kapsam dışında bırakılmıştır.
Sosyal teşhis olmadan sosyal müdahale olmaz. Sosyal koruma olmaz. Adalet olmaz.
İKİNCİ TEMEL TESPİT: KANUNDA YER ALMAYAN HEKİM RAPORU, YÖNETMELİKLE ZORUNLU KILINARAK ANAYASA İHLAL EDİLMİŞTİR
Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinde hekim raporuna dair hiçbir düzenleme yoktur. TükiyeAdalet Akademisi yayını arasındaki “Çocuk Koruma Kanunu ve Uygulamaları” (4. baskı, s.95) bu durumu şu sözlerle açıklanmaktadır:
“Çocuk Koruma Kanunu’nda bu rapora dair düzenleme yoktur. Kanun’da unutulan bu rapor yönetmelikle düzenlenmiştir. ”
Ancak Yönetmelik md.20/4, bu “unutulan” raporu zorunlu hale getirerek:
-
Anayasa’nın 124. maddesini (yönetmelik kanuna aykırı olamaz) ihlal etmiştir.
-
Anayasa’nın 2. maddesini (hukuk devleti – belirlilik, öngörülebilirlik) ihlal etmiştir.
-
Anayasa’nın 10. maddesini (eşitlik – 15-18 yaş grubunun kapsam dışı bırakılması) ihlal etmiştir.
-
Anayasa’nın 41. maddesini (çocuğun korunması – koruyucu tedbirlerin başlatılmaması) ihlal etmiştir.
-
Anayasa’nın 90. maddesini (uluslararası sözleşmelerin üstünlüğü – Pekin Kuralları, ÇHS, ASŞ’nin ihlali) ihlal etmiştir.
-
Anayasa’nın 137. maddesini (kanunsuz emir – hekimin kanunda olmayan raporu düzenlemeye zorlanması) ihlal etmiştir.
Bu nedenle, Yönetmeliğin öncelikle 20/4. fıkralarının iptali için Danıştay’da dava açılması zorunludur.
ÜÇÜNCÜ TEMEL TESPİT: PDR’CİLER PEDAGOG DEĞİLDİR, PEDAGOG UNVANI PEDAGOJİ EĞİTİMİ ALMIŞ KİŞİLERE AİTTİR
1982 yılında YÖK tarafından pedagoji bilimi tasfiye edilmiş, pedagoji eğitimi veren kurumlar kapatılmıştır. Buna rağmen, 1993 yılında Adalet Bakanlığı’nın aldığı idari kararla PDR mezunları “pedagog” olarak adalet sisteminde görevlendirilmeye başlanmıştır.
Oysa:
-
Pedagoji, çocukların eğitim süreci ile ilgilenen, öğrenme yöntemlerini, eğitim pedagojisini, çocukların yaşadığı problemleri inceleyen evrensel bir bilim dalıdır.
-
PDR, ABD kökenli, bireysel danışmanlık odaklı, Protestanlık anlayışı için üretilmiş bir disiplindir. Kıta Avrupası’nda karşılığı yoktur.
Pedagoji eğitimi almamış bir kişinin pedagog sıfatıyla çocuk hakkında rapor yazması, tıp eğitimi almamış birinin ameliyat yapması kadar tehlikelidir. Pedagog unvanı, sadece pedagoji eğitimi almış kişilere verilmelidir.
DÖRDÜNCÜ TEMEL TESPİT: SOSYAL İNCELEME RAPORU, SOSYAL HİZMET EĞİTİMİ ALMIŞ UZMANLAR TARAFINDAN HAZIRLANMALIDIR
Almanya’da adli sosyal raporları düzenleme yetkisi, sadece sosyal çalışmacılara (Sozialarbeiter) verilmiştir. Bu raporlar, sosyal teşhis (soziale Diagnose) yöntemiyle hazırlanır ve sosyal rapor (Sozialbericht) olarak adlandırılır. Raporda çocuğun aile ortamı, sosyal çevresi, yaşam koşulları, gelişimsel ihtiyaçları, risk faktörleri bütünsel olarak değerlendirilir.Bu uygulama İsviçre,İtalya gibi Avrupa Konseyi üyesi ülkerin arasında Anglo-Sakson sitemeine dayalı Birleşik Krallı içinde geçerlidir.
EKTE DEVAM EDECEK TBMM için Manifesto
ELE ALINMASI GEREKEN BİLGİLER