1. Anasayfa
  2. Adalet
  3. MERHAMET ve İYİLİK ARAMAK ADALETİN OLMAZSA OLMAZIDIR
MERHAMET ve İYİLİK ARAMAK ADALETİN OLMAZSA OLMAZIDIR

MERHAMET ve İYİLİK ARAMAK ADALETİN OLMAZSA OLMAZIDIR

4
0

MERHAMET ve İYİLİK ARAMAK ADALETİN OLMAZSA OLMAZIDIR

Ceza Sorumluluk Yaşını Düşürmek Çözüm Değildir: Avrupa Modelleri Işığında Türkiye İçin Sosyal Hizmet ve Merhamet Eksenli Bir Paradigma

                                                                                                 

                                                                                                   SHU Nihat Tarımeri

“Adaletin katı yüzü cezadır. Merhamet ise, ona esneyip eğilme cesaretini gösteren yüzdür. Çocuk için, cezadan önce gelen bir merhamete ihtiyacımız var.”

Cezaları artırmak, sorumluluk yaşını düşürmek ve daha fazla çocuğu tutuklamak, suça yönelen ve katılan çocuklar sorununa verilen en kolay, en popülist ve en yanlış cevaptır. Bu yaklaşım, yalnızca sorunu derinleştirmekte, maliyeti artırmakta ve en önemlisi, çocukları geri dönüşü olmayan bir karanlığa itilmektedir. Oysa Avrupa’nın en gelişmiş ülkeleri, bu soruna çok daha farklı bir yerden yaklaşmaktadır. Kaynak kanunlar bağlamında İtalya, Almanya ve İsviçre örnekleri üzerinden, ceza sorumluluk yaşını düşürmenin bir çözüm olmadığını; asıl çözümün sosyal hizmet, erken müdahale, özel gençlik mahkemeleri ve merhamet ve iyilik eksenli bir adalet anlayışı içinde olması bu çalışmada ele almaktadır.

1. Avrupa Modelleri: Yaş Sınırı Değil, Sistem Farkı

Bir ülkenin çocuk adaletindeki başarısı, ceza sorumluluk yaşının yüksekliği veya düşüklüğü ile değil; o yaş sınırına uygun olarak inşa ettiği kurumsal altyapı ile ölçülür. Özellikle Türkiye Cumhuriyetinde 1926 yılı önemli bir dönüm noktasıdır. 1889 tarihli İtalya (Zanerdelli) Ceza Kanunu 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve .İsviçre Yurttaş(Medeni ) Kanunu -ZGB- ise Türk Kanunu Medeni olarak birkaç madde dışında aynen uyarlanmıştır.Alman Ceza Muhakemesi ise 1929 yılında uyarlanmış olup kaynak kanun özelliği açısından İtalya, Almanya ve İsviçre bu anlamda üç farklı model sunmakta, ancak hukuksal sistem açısından ortak ve benzer noktalarda buluşmaktadır.İyilik için ortaklık ise Gençlik suçluluğu ve sosyal hizmet eksenli gençlik mahkemeleri ve de gençlik savcılıklarıdır..

1.1. İtalya: 14 Yaş Eşiği ve Tamamen Ayrışmış Bir Sistem

İtalya, ceza sorumluluk yaşını 14 olarak belirlemiştir. 14 yaşından küçük bir çocuk, işlediği fiil ne kadar ağır olursa olsun, cezai ehliyete sahip değildir ve ceza yargılamasına tabi tutulamaz. Kilise hukuku dahil söz konusu gelişme ve dönüşüm ile 14-18 yaş arasındaki gençler için ise sorumluluk, her olayda ayrı ayrı değerlendirilir; ancak bu değerlendirme sadece bir mahkeme işi değil, aynı zamanda bir sosyal hizmet sürecidir.

Kilise ve Klasik Hukukundan Pozitif (dünyevi) Hukuka dönüşüm ile öne çıkan İtalyan sisteminin en güçlü yanı, çocuk adaletini yetişkin sisteminden tamamen ayırmış olmasıdır. 14 yaşındakiler için  gençlik mahkemeleri (Tribunale per i minorenni) 1934’ten bu yana faaliyettedir ve her duruşmada kariyer hâkimlerinin yanı sıra psikolog, eğitmen ve sosyal hizmet uzmanları da karar sürecine katılır. Ayrıca, gençlik savcılıkları (procura presso il tribunale per i minorenni) sadece çocuklarla ilgili davalara bakar ve bu savcılıkların temel amacı cezalandırmak değil, çocuğun topluma kazandırılması için en uygun tedbiri bulmaktır.

Dahası, İtalyan gençlik mahkemelerine af yetkisi tanınmıştır. Belirli koşullar altında mahkeme, cezayı erteleyebilir, düşürebilir veya tamamen affedebilir. Bu yetki, bir yargı organının elinde merhameti kurumsallaştıran ender düzenlemelerden biridir.

EKTE DEVAM EDECEK  Merhamet

Ekler

Nihat TARIMERİ 1953 dogumlu. 1978 Sosyal Hizmetler Akademisi (Ankara) mezunu. Ankara’da Ankara Hastanesi ve Izmir’de Trafik ve Travmatoloji Hastanesinde Sosyal Hizmet Uzmanı olarak görev yapti. 1981 yılındandan sonra Isviçre Zürih’de Metadon yöntemi ile madde bagımlığı tedavisi ile ilgili sosyal iyilestirme programında görev aldığı gibi Gençlik DanIsma Merkezinde(Jugenberatungstelle Winterthur) uygulamanın öncüleri arasında yer almıştır.. Suça yönelen gençlerle ilgili Zürih Gençlik Savcıligında Sosyal Hizmet Uzmanı olarak görev yapti. Türkiye’ye kesin döndükten sonrası dahil Isviçre de bu alanda süpervizörlük ve danısmanlik yapti. Halen zaman zaman aktif olarak görev yapmaktadir. 1990 da Türkiye’de Birlesmis Milletler Kalkınma Programi (UNDP) “Soydas Entegrasyonu Proje”sinin Proje Bölge Sorumlusu olarak görev yaptı. Isgücü piyasasına yönelik “Kendi Isini Kurma(KIK)”, ”Is Borsasi”,”Kamu Yararına Çalısma Programı”, "Göçmenlere Yönelik Uyum Programı gelistirme konusunda Türkiye de öncülük yaptı. Dünya Bankasının istihdamla ilgili projelerinde danısmanlık olarak çalıstıktan sonra emekli oldu. Yine aktif Sosyal Hizmet Uzmanı olarak 2005 yilindan beri çocuk ve gençlik hukuku konusunda bilirkisilik dahil bu yönde “ÇOCUK KORUMA(MA) KANUNU” baslıkli üç kitap ve 35 in üzerinde çesitli makaleleri çesitli yerlerde yayinlamıstır. Evlidir. Halen Türkiye de çocukların haklarının korunması adına kendine özgü uygulamalar ile çocukların geleceginin karartılmasi,çocukluklarının çalınması nedeniyle evrensel uygulamalardan uzaklastırılmasının engelenmesi için hala dert edinmektedir.