TAZMİNAT HAKKI VE HEKİM RAPORU ZORUNLULUĞU, YETKİSİZ,DİPLOMASIZ PEDAGOGLAR ELİYLE ÇOCUKLARIN MADDİ VE MANEVİ MAĞDURİYETİ
TAZMİNAT HAKKI VE HEKİM RAPORU ZORUNLULUĞU,
YETKİSİZ,DİPLOMASIZ PEDAGOGLAR ELİYLE ÇOCUKLARIN MADDİ VE MANEVİ MAĞDURİYETİ
2006-2026: Yirmi Yıllık Hukuksuzluğun Maddi ve Manevi Boyutları Üzerine Bir Çağrı
(Çocuk Koruma Türkiye’nin 27 Mart 2026 tarihli “Çağrı ve Çığlık” başlıklı açık çağrısı temel alınarak hazırlanmıştır)
SHU Nihat Tarımeri
Giriş: Bir Çağrının ve Çığlığın Ardından
27 Mart 2026 tarihinde, Çocuk Koruma Türkiye tarafından “ÇAĞRI VE ÇIĞLIK” başlığıyla kamuoyuna sunulan çağrı metni, Türkiye’de çocuk adalet sisteminin içine düştüğü vahim durumu gözler önüne sermiştir. 2005 yılından bu yana 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) ile oluşturulmaya çalışılan çocuk koruma sisteminin, nasıl olup da ceza adaleti sisteminin gölgesinde kalarak işlevsizleştirildiğini; suça sürüklenen çocuk kavramının nasıl bir damgalama/lekeleme aracına dönüştüğünü; sosyal hizmetlerin nasıl dışlandığını; ve en önemlisi, 2006 tarihli Uygulama Yönetmeliği’nin 20/4. fıkrası ile kanunda olmayan hekim raporu zorunluluğunun nasıl getirildiğini ve bu düzenlemenin yüzbinlerce çocuğun geleceğini nasıl kararttığını belge ve itiraflarla ortaya koymuştur.
Bu çağrı, yalnızca bir yönetmeliğin iptali talebinden ibaret değildir; aynı zamanda 20 yıllık bir hukuksuzluğun, sistematik bir mağduriyetin, liyakatsizliğin ve adaletsizliğin vicdani bir muhasebesidir. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarını sürdürdüğü şu günlerde, bu çağrının ruhunu yansıtan, hekim raporu zorunluluğu ve diplomasız pedagoglar eliyle çocuklara reva görülen muamelenin maddi ve manevi boyutlarını derinlemesine ele alan bir makale hazırlama zorunluluğu doğmuştur.
Bu metin, işte o çağrının devamı, detaylandırılması ve hukuki, insani, vicdani boyutlarıyla yeniden inşasıdır.
BİRİNCİ BÖLÜM
ÇAĞRININ ÖZÜ: 20 YILLIK İTİRAFLAR VE DIŞLANAN SOSYAL HİZMETLER
1.1. Dört Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin Ortak İtirafı
Çağrı metninde dikkatle vurgulandığı gibi, Adalet Bakanlığı tarafından 2009, 2015, 2019 ve son olarak 2025 yılında açıklanan Yargı Reform Stratejisi Belgeleri, aslında çocuk adalet sistemindeki yapısal sorunların 20 yıldır çözülemediğinin, hatta derinleştiğinin birer itiraf belgesidir. Çağrıda bu belgeler üzerinden yapılan analiz, şu çarpıcı tespitleri ortaya koymaktadır:
-
2009 Belgesi: “Suça sürüklenen çocuk” ifadesi yalnızca bir kez, “korunma ihtiyacı olan çocuk” ise hiç yer almamıştır. Sosyal inceleme raporuna dair tek bir bilgi yoktur. Bu belgede sosyal hizmetlerin yok sayılması ilk kez belgelenmiştir.
-
2015 Belgesi: Çocuklara yönelik vurgu artmış, “suça sürüklenen çocuk” 10 kez, “sosyal inceleme” 3 kez geçmesine rağmen, sosyal inceleme raporunun zorunluluğuna dair bir hedef konulmamış, aksine işlevsizleştirilmesine devam edilmiştir.
-
2019 Belgesi: İlk kez “15 yaşından küçük çocuklar için lekelenme/damgalama” varlığı açıkça itiraf edilmiştir. 2017 yılında 12-15 yaş aralığında 39.957 çocuğun “suça sürüklenen” etiketiyle yargılandığı resmen kabul edilmiştir. Ancak sosyal inceleme raporuna dair hiçbir hedef yer almamıştır.
-
2025 Belgesi: 20 yıl sonra, “suça sürüklenen çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmesi zorunlu hâle getirilecektir” (s.66) ifadesiyle bir itiraf daha yapılmıştır: Şimdiye kadar böyle bir zorunluluk yoktu ve çocuklar bu nedenle korumasız, savunmasız bırakıldı.
Çağrının en önemli tespitlerinden biri de, bu dört belge boyunca “korunma ihtiyacı olan çocuk” kavramının neredeyse tamamen yok sayılması, “suça sürüklenen çocuk” kavramının ise ceza adalet sistemi içinde adeta bir mahkûmiyet öncesi suçlu etiketi olarak kullanılmasıdır……..
EKTE DEVAM EDECEK Çocuk Mağduriyet tazminat
https://www.cocukkorumaturkiye.com/wp-content/uploads/2026/03/TBMM-icin-Manifesto.pdf